4 Kasım 2012 Pazar

Esrik Şairin Ayak İzleri

Dilimi porsuklara yem ettim!
Ve bu sabah güzel bir kahvaltı yaptım.
Kalemlerim çok şekerdiler çayımda.
Zeytin tanelerinden damlalar mürekkep,
Kızarmış bir ekmek okurların yüzüne kan getirdi.
Oysa güzelliğimiz çirkinliğimizden daha sefildi.
Kahvaltıma eşlik eden aynalarıma sorular yağdırdım amazon mevsimini örnekleyerek..
Titreyen bulutların inatçılığıyla boynuzlamaları birbirini.
Bu sabah güzel bir kahvaltı yaptım yokluğunda karanlığın.
Beliren ayrımlar ve güneş biriktiren çocukların şekerlerini tattım bu sabah.
Yol üstünde seyyar bir saldırısına uğradım rüzgarın.
Bir kaç haber alıp yoluma devam ettim ,
Durağa...
Renkli hayallerin çizildiği sumakları izledim,
Kimiside boştu.
Gündüzü, kravatı sonuna kadar çeken bir bunalım ihya etti, 
Akşamı zor ettim.
Esrikliğin yudumlarını tüketirken sayfiyede
İskelenin yakıcı sonsuzluğuna hudut çizdiği yerde buldum kendimi
Birkaç nefes alıp verdim.
Ve kıldan ince iskelenin sonundaki kasaya yöneldim.
Hayat ile son alışverişim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder