4 Kasım 2012 Pazar

Zaman Kaybının Keyfi ( Bir Porno Yıldızına Ağıt)

(Gerçek bir hikayeden alıntı falan değildir.)
  Gazetede hergün yazılarını okuduğum , üzerine saatlerce düşünüp bulunduğu eve çıkmak için hep bir bahane aradığım ve apartmanın kapıcısı olduğum için bahane bulmakta zorlanmadığım yazar hanım Alexis Texas bugünde orada.
  Her sabah saat 11:37'de kapısın çalıp ekmeğini getiriyordum. Saatin bu kadar geç olmasının nedeni gece geç saatlere kadar yazıyor olmasıydı. Evinden sesler genelde bu saatlerde gelirdi. Tam olarak duyamasamda daktilonun ritimli gıcırtısı kulaklarıma huzur dağıtan noel babayı anımsatıyordu.
  Geçen gün yine görevi itinayla yerine getirmek üzere mermer kaplı merdivenleri çıkyordum ağır ağır . O gün perdeleri açtığımda güneşin bir farklı gülümseyişi ürperti verdi.Sanki umuttan çok dalgacı bir adamın umursamazlığı vardı.
  Bayan Alexis'in zili çalınmayı bekliyordu bende kırmadım. Kapıyı açtı ve biraz daha genişlediğini gösteren iç dünyasını soktu beni yazmaktan başka bişey yapmadığına emin olduğum o minik elleriyle.
  Bayan Texas bugün ki ekmekleriniz benden . Nedenini sorucak olursanız ; son yazını okudum ve bir şaheser olduğuna inanıyorum.Size aciz bedenimle nacizane bir bir jest yapmak istedim. Geceleri çok yoruluyorsunuz. dedim.
  Beni ciddi bulmamış olacak ki cevabını kelimelerler vermek yerine gülümseyip:
 - Olur mu canım öyle şey ! Tabii ki paranı alacaksın. Biz yazarak kazanıyorsak, sende yardım ederek kazanıyorsun, dedi.Hem sonra yazdıklarımızı okumak bile  parayla. Bu lafına içimden kıkırdayıp haklısınız dedim.Çünkü ona gelen kopyalardan birini hep kendime ayırdığımı hala öğrenememişti.Parayı uzattı, almadım.
 - Teşkkür ederim hanımefendi ben ciddiydim.
 - Bu yaptığınız küçük jesti önemsiyor ve görüyorum fakat beni kırmak istemiyorsan al bu parayı.
 - ...
 - Senin için benim içimi kırar mı , efendi ?
 - Hayır tabii ki . Nasıl olur ?
 - O halde benim içim seninkini yermeyecek kadar büyük, al hadi .
 - Yani , siz beni büyük bir iç dünyasına sahip olduğunuz içinmi yermiyorsunuz ? Ben yerilecek bir hareket mi yaptım?
  Telaşa kapıldı. Bazen , bir yazar kendi silahıyla vurulduğunda kalkanları kaldıracak vakti bulamaz.Oysa bizim çok zamanımız vardı. Yada ben öyle sanıyordum. Zamanın hızla akıp gidişini engel olan o ses sonunda duyuldu.
  - Hayatım kapıda daha ne kadar nöbet tutacaksın ?
  Yıkıldım. Kendimi aldatılmış hissetmenin platonik etkisi.(tam şuan sevgilim bana adam tek taraflı aşkın adını unutmuş dedi platonik diye hatırlatırken.)...
  Tüm hayallerimi alt üst etti. Beynimi yazılarının alt metinlerıyle doldurduğum kadın bir başkası için yazmış onca şeyi.
  Alışması zor oldu. Hatta  o tek cümle beynimde tekerrür edip durdu günler boyu, Unomunçonun. Adı buydu ve Alexis seslenirken duydum. Acaba gelişimi mi bekliyor diye soracak vakti bulamadım kendimde. Kalkanlarımı kaldıracak vaktim yokmuş. Ava gidip avlanmış gibi paramparça ruhum.
  Parayı alıp mermer merdivenleri ağır ağır indim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder